Ali Faik Demir - Öğretim Üyesi - Uluslararası İlişkiler | buneis.com

Ali Faik Demir - Öğretim Üyesi - Uluslararası İlişkiler

Video Yükleniyor.

106 İzlenme

Doçent doktor Ali Faik Demir. Öğretim üyesiyim. Uluslararası ilişkiler branşında çalışmaktayım. Mesleğim gereği birkaç şeyi beraber yapmak zorundayız: ders vermek gibi, yayın yapmak, araştırma yapmak gibi, idari görevler gibi bir çok konu eş anlı olarak yapılıyor. Tabi bu ders vermek dendiğinde sadece derse girip çıkmak olmuyor, derse hazırlanmak gerekiyor belli notların olması gerekiyor. Sınav süreçleri var, değerlendirme süreçleri var. Yüksek lisans ve doktora düzeyinde yapılan yayınların okunması, tezlerin değerlendirilmesi ve jüriler var. Aynı şekilde yayınlar dediğimiz zaman makaleler, tebliğler, kitaplar, edişyonlar gibi farklı alanlar olabiliyor. İdari görev olarak da üniversite içersindeki çok farklı şekillerde yapmamız gereken idari sorumluluklarımız olmakta. Öğretim üyeliği bir yaşam şekli çünkü bizim için sadece okula gelinen bir 8 saatlik mesai sistemi yok. Evet okula gelmediğimiz günlerde kimi zaman çok daha esnek olabiliyoruz ama hafta sonu, akşamlar, tamamiyle bu meslekle geçirilmesi gerekiyor yayın yapmak, çalışılması açısından. O yüzden bununla mutlu olan, bununla barışık olanlar için ideal bir meslek; yoksa görüntüde tatili uzun kimilerine göre, ya da ise gelme saatlerinin esnek olması bu mesleğe mesai ve saat anlamında ayrılan zamanın diğerlerinden daha az olduğu anlamına gelmiyor, tam tersi diğerlerinden çok daha fazla olması gerekiyor.

En sevdiğim kısmı gençlere dokunabilmek, gençlere bilgi verebilmek, onları ulaşabilmek. Aynı şekilde toplumsal anlamda belli sorumluluklarda topluma bilgi verip dünya gündemiyle branşım gereği ya da Türkiye ile ilgili belli konuları aktarabilmek, onların yaşam çizgilerinde onlara destek verebilmek; o yüzden öğretim üyeliğinin yazdığım yazılar ya da kitaplardan daha çok belki de gençlere ulaşmak, gençlerin geleceği ile ilgili katkı yapmak benim beni en mutlu eden ya da beni en motive eden kısmı.

En zor kısmı eş anlı olarak öyle çok şeyi beraber yapmak: hem ders vermek, hem yayın yapmak, hem idari görev yapmak gerçekten yoruyor. Keşke her dönem ya da her aşamada birine yoğunlaşabilsek; belki en bizim açımızdan yorucu ve zorluk yaratan konu bu.

Galatasaray lisesinin arkasından Ankara Üniversitesi Siyasal bilgiler fakültesi Uluslararası ilişkiler bölümünden mezun oldum. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal bilgiler fakültesi'nde Siyaset bilimi ve Uluslararası ilişkiler mastırı yaptım. Daha sonra da yine aynı üniversitede Uluslararası ilişkiler doktorası yaptım. Bu aşamada mastır eğitimini yaparken de Üniversiteye araştırma görevlisi olarak girdim. Girdiğim üniversitede akademik kariyerimi doktoramı tamamladıktan sonra yardımcı doçent, daha sonra doçent olarak devam ettirmekteyim.

Farklı mesleklerden tabi gelenler kariyer anlamında öğretim üyeliği yapamayabilir ama dışardan gelerek öğretim görevliliği anlamında ders verme bazında bu çalışmayı sürdürebilir. Sonuçta çok farklı branşlardan örneğin dışardan bir diplomat, bir gazeteci, üniversitede bizim branşımızda gelip ders verebilir ama öğretim üyeliği anlamında kalmaz, sadece ders verme boyutunda bunu sürdürebilir. Kimler için öğretim üyeliği uygun, aslında meslekte herkesin ağırlık verdiği nokta farklı. Kimi daha çok araştırma yapmayı seviyor, yayın yapmayı seviyor, dersi daha ikincil görüyor. Kimisi için ders vermek çok daha öncelikli, yayın yapılması gereken kadar yapılıyor. O nedenle belli bir özellik demiyoruz ama hocalık kısmıyla ilgili hevesi olanlar daha sosyal olan, insanlara ulaşmak isteyen, toplumsal anlamda bu konuyu önemseyenler. Ama araştırma yapmak isteyenlerse okumayı, ki hocalar için de kuşkusuz gerekli, yazmayı, üretmeyi, bir anlamda daha kendisiyle kalmayı sevenler için de yayın yapmak açısından anlamlı. Yani bir çok karakter özelliğine sahip olan farklı özelliklerdeki insanlar bu meslekte son derece başarılı olabilir.

Öncelikle ben tekrar üniversiteyi bitirdiğim yıla gelseydim kendime bir sene ayirip dünyayı gezmek anlamında, kendime zaman ayırmak açısından, hobilerim için hayata atılmadan bir zaman tanirdim; bu çok faydalı olacağını düşünüyorum. Bunu yapmadığım için de bazen pişmanlık duyabiliyorum. İkincisi farklı dilleri az da olsa öğrenmek için çaba harcamak lazım. Bir dili ya da iki dili mükemmel konuşmak yerine, bir çok dili öğrenmek için şans tanımak, ki bugün bunlar çok mümkün, farklı yerlere giderek burslarla farklı kültür ve dilleri öğrenmenin yol açıcı olduğunu düşünüyorum. Yine yurtdışında çok önemsenen, eğitim ya da meslekle beraber sanat kültür ve sporda eş anlı beraber yürütmeyi isterdim daha yoğun şekilde başarıbilmek isterdim; çünkü insanlarin meslekleri dışında gerçekten spor ya da sanat gibi bir branşta beraber götürmelerinin çok zenginleştirici, çok ruhlarına iyi gelen, meslek hayatlarına iyi gelen, yaşamlarına iyi gelen unsurlar olduğunu düşünüyorum. Bugün ben tavsiye etsem kendime bunları söylerdim; gençlere de, öğrencilerime de bunu elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum.

Bunun dışında iki mesleği isterdim: diplomatlik ya da gazetecilik, medya mensupluğu. Bu ikisi de beni memnun etmiş olurdu.

Öğretim üyesiyim. Uluslararası ilişkiler branşında çalışmaktayım. Mesleğim gereği birkaç şeyi beraber yapmak zorundayız: ders vermek gibi, yayın yapmak, araştırma yapmak gibi, idari görevler gibi bir çok konu eş anlı olarak yapılıyor. Tabi bu ders vermek dendiğinde sadece derse girip çıkmak olmuyor, derse hazırlanmak gerekiyor belli notların olması gerekiyor. Sınav süreçleri var, değerlendirme süreçleri var. Yüksek lisans ve doktora düzeyinde yapılan yayınların okunması, tezlerin değerlendirilmesi ve jüriler var. Aynı şekilde yayınlar dediğimiz zaman makaleler, tebliğler, kitaplar, edişyonlar gibi farklı alanlar olabiliyor. İdari görev olarak da üniversite içersindeki çok farklı şekillerde yapmamız gereken idari sorumluluklarımız olmakta. Öğretim üyeliği bir yaşam şekli çünkü bizim için sadece okula gelinen bir 8 saatlik mesai sistemi yok. Evet okula gelmediğimiz günlerde kimi zaman çok daha esnek olabiliyoruz ama hafta sonu, akşamlar, tamamiyle bu meslekle geçirilmesi gerekiyor yayın yapmak, çalışılması açısından. O yüzden bununla mutlu olan, bununla barışık olanlar için ideal bir meslek.


ÖNERİLEN VİDEOLAR

Sosyal Medyada bizi takip et!

Bizi takip edin