Başak Bilgin - İnsan Kaynakları Müdürü | buneis.com

Başak Bilgin - İnsan Kaynakları Müdürü

Video Yükleniyor.

625 İzlenme

İsmim Başak Bilgin. Son 3,5 yıldır ana işi alışveriş merkezi yönetimi olan Fransa merkezli Klepierre grubunun Türkiye insan kaynakları müdürü olarak görev yapmaktayım. Grup insan kaynakları politikalarına bağlı kalarak, tabii Türkiye'deki alışveriş merkezi yönetiminin, yönetim sektörünün dinamiklerini de dikkate alarak, insan kaynakları politikasını hayata geçiriyoruz. İşe alımla başlayan süreçlerimizde öncelikle tabii ki olumlu aday deneyimi yaratmak bizim için öncelikli; ardından tabii ki çalışanlarımızın bağlılığı ve motivasyonu. Bunun için de gerek eğitim, gerek iç iletişim, gerek performans yönetimi, ödüllendirme gibi konularda insan kaynakları aksiyonlarımızı devam ettiriyoruz.

Ben insan kaynakçı olmaya lise yıllarında karar verdim. O dönemde yeni yayınlanan bir insan kaynakları gazetesi eki benim hayatıma yön verdi. O gün beni ne motive etti ise bugün de aynı şeyler keyif almamı sağlıyor mesleğimle ilgili. İşi insan olan, insana dokunan, sosyal olma imkanı sağlayan, sürekli gelişen, geliştiren bir alanda çalışıyor olmak bana keyif veriyor.

Tabii ki her meslekte olduğu gibi insan kaynakları alanında da zorluklar var. Özellikle değişen rekabet dünyasında kimi zaman değişimi tetikliyor olmak, kimi zaman değişimi yönetmek, yeni neslin organizasyonlara katılmasıyla organizasyonlarda kuşak karmasını yönetmek, yeni nesli elde tutmak; bunlar aslında genel olarak insan kaynakçıların son zamanlarda zorlandığı alanlar.

Ben Marmara Üniversitesi çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri mezunuyum.

Elbette yapabilir; işi ve odağı insan olan, hizmet olan herkes bu işi yapabilir. Örneğin şu an bir çok insan kaynakları profesyoneline baktığımızda, farklı alanlarda okumuş hatta çalışmaya başlamış, ama sonradan insan kaynakları dünyasına gelmiş ve çok iyi yerlerde olan profesyoneller var. Örneğin Klepierre grubunun insan kaynakları direktörü aynı zamanda bir avukat.

Üniversite hayatım boyunca her yaz stajlar yaptım uluslararası şirketlerde. Şimdi geriye döndüğümde, belki global bir bakış açısı kazanmak adına, bu stajlarımı yurtdışında yapmak, ya da farklı bir insan kaynakları programına katılarak, işimi, mesleğimi burada devam etmek benim için bir kazanım olabilirdi diye düşünüyorum.

Ben üretmeyi severim, farklı bakış açısı kazandırmak da kendimce güçlü kasım. Bu yüzden yine bu güçlü kasımı kullanabileceğim ve üretebileceğim, ürün yönetimi, marka yönetimi, pazarlama gibi alanlarda çalışmak isterdim.

Ben insan kaynakçı olmaya lise yıllarında karar verdim. O dönemde yeni yayınlanan bir insan kaynakları gazetesi eki benim hayatıma yön verdi. O gün beni ne motive etti ise bugün de aynı şeyler keyif almamı sağlıyor mesleğimle ilgili. İşi insan olan, insana dokunan, sosyal olma imkanı sağlayan, sürekli gelişen, geliştiren bir alanda çalışıyor olmak bana keyif veriyor.



Sosyal Medyada bizi takip et!

Bizi takip edin